“Şirk görme mertebesi” var; şirk mertebesi yok!!!
...Saim Yusuf - 26 Şubat 2008

BERAT RUMUZLU DOST;
“BU SESLENME ‘ŞİRK GÖRME MERTEBESİNDEN‘ OLACAKTIR……….”
Diye benden yaptığın alıntıyı “son yorumunda” doğru yazmışsın…
Aynı yorumunun bir cümlesinde; şöyle yazmışsın….

“Bana göre Rasulullah hiç bir surette şirk mertebesine inmez,……..” diye yazmışsın.

Resulullah’ın ismini oraya yakıştıramadığımdan, haddimi bildiğimden, haya duyduğum için, ben; senin yazdığın yorumundan yaptığım alıntıyı kopyala-yapıştır yaptım, elle yazmadım.

EL İNSAF!!! EL İNSAF!!! EL İNSAF!!!…

Sen yazmışsın; benden yaptığın alıntıyı…

Okurken “GÖRME”din!!!Yazarkende mi “GÖRME”din????

“ŞİRK “GÖRME” MERTEBESİNDEN” ifadesinin ortasındaki;

Büyük harflerle yazılmış; GÖRME kelimesini????

Görmeyesin diye yazmadık; “GÖRME”yi!!!

Göresin diye yazdık; büyük harflerle defalarca “GÖRME”yi!!!

Gözüne mi sokmak lazım, göstermek için “GÖRME”yi???

Ben:

“BU………….” “ŞİRK GÖRME MERTEBESİNDEN”…………” diye yazdığımı sen nasıl, okudun da, nasıl anladın da…..

“Bana göre…………hiçbir surette “ŞİRK MERTEBESİNE” inmez,” yazmışsın!…

Yorumundaki aynı yazıyı, bu sefer ben elimle yazdım, cümlenin içinde senin yazdığın, Resulallah’ın ismini yazmadım, yukarıda yazdığım aynı sebepten..

Yazında nerede “GÖRME” kelimesi????? Niye atladın “GÖRME”yi???

Şirk mertebesi diye bir mertebe mi var????

Mertebe hedef alınan yüksek yerdir…..

Şirk mertebesi diye bir mertebe yoktur….

Müşriğin hali olan şirk mertebe olur mu hiç???

Kim müşrik olmayı hedefler de; alçak hal için çalışır???

Benim yazdıklarımı “GÖRME” yen gözlerin(basiretin),

Kendi yazdıklarını da mı “GÖRME”di…

Sen ne yazdığının, kendine verdiğin zararın farkında mısın???

Demek ki hala aynanı temizlememişsin.

KENDİ KENDİNİ KIRIYORSUN…

Birinci yorumuna verdiğim cevapta,

Seni yumuşak bir şekilde uyardım, uyanırsın diye..

Ama sende hala “GÖRE”meme hali var!!!

Biraz daha bilgi verelim, belki sana faydası olur diye!?

“ŞİRK GÖRME HALİ” müşrik olmak değildir…

Bir şeyi görmekle korkma; o olmazsın…

Şu an bilgisayara ekrana bakıyorsun, bilgisayar mı oldun???

Müşrik birini GÖRME”kle, korkma müşrik olunmaz!!!

Şirki görmeden; müşriği görmeden onu yola getiremezsin..

Hastalığı görmeden, tespit etmeden, nasıl iyileştirebilirsin…

RESUL’de müşrikleri, şirkleri görecek, bilecek ki temizlenmesi için onlara yardımcı olsun.

Öğrencilerin bilgi seviyesine inmeden, nasıl bilgi seviyelerini bilirsin de.

Bilgi seviyelerini arttıracak bilgileri verirsin…

RESUL’ DE, müşriğin özelliklerini, şirkin özelliklerini bilecek ki, onlara bilgilerini temizlemek için yardımcı olabilsin.

“Bir başka sitede bununla ilgili şöyle okumuştum:” diyerek bir şeyler yazmışsın. Hangi sözler siteden, hangileri senden belli değil, yazın karışmış. GÖRME” kelimesini bile “GÖRME”diğine göre, ALLAH bilir o sitede de neler neler “GÖRME”mişindir. GÖRME”mişliğine ORTAK etmek için, “GÖR”enleri alet etme!!!

“Ama kuran genelinde olduğu gibi Rasulullah’ın yaşadığı B sırrı gerçeğine “gizlice bir işaretle” *Beraatün…* kelimesi ile başlar..” demişsin….

Bende üstlerdeki yorumumun birinde;

“Yazılışındaki en önemli amacı; B sırrının olduğu yerde (B sırrı) diye belirten, Hasan GÜLER’in Kur-an’ı Kerim B-Meali’ndeki bu ayettin mealinde (B sırrı) diye bir açıklama yok. Çünkü AÇIK BİR B SIRRI yok!..”

demişim. Tevbe Suresinin 1. ayetinde “B sırrı yok” derken bu sözümü kastetmişim. Her yazdığım cümlemin başında, aynı şeyi yazmam mı gerekiyordu, anlaman için????

Bu yazıya o kadar açıklayıcı yorum yazdım, sabrım sınanıyor diyerek… Ama sen işe farklı bir boyut getirdin, özellikle üçüncü (inşallah gerçeği, “GÖR”ürsün de, ikna olursun, benim yazıma son yorumun olur, çünkü artık aynı şeyleri DEFALARCA yazmaktan yoruldum, EL İNSAF!!!) yorumunla beni hayal kırıklığına uğrattın, “GÖRME”me halinle…

…..TÜM VARLIKTA TÜM SIRLAR ÖZLERİNDE VARDIR, GİZLİDİR, tamam; ama mertebeleri bilip, hangi mertebeden konuşulduğunu fark edip, ona göre değerlendirme yapmalıyız. “

sözünü kaaaç kez yazdım!!!

“B SIRRI” her şeyin özünde var! Sende de var! Ben niye sabırla cevap yazıyor, seni kırmıyorum sanıyorsun. “B sırrı” diye diye, b’lerin peşinden koşacağına başında b harfi olan benliğinden, kurtulmaya çalış!!! Benden sana DOST nasihatı…

Belki artık(!?) kendi yorumlarınızı anlarsınız, kendi kendinize yorumlarsınız diye, beni ilgilendiren imalı kısımları büyüterek, altını çizerek aşağıya yazıyorum. Parantez içi yorumunuzun bana düşündürdükleri ki, siz ne derseniz deyin, yazdıklarınızdan kim olsa benim gibi düşünür. Özür istemiyorum, yorum istemiyorum, siz kendinizi af edin o bana yeter. Özür dilemek bazen “aynı hatayı bir kez daha yapabilir miyim” manasına geliyormuş. Sayenizde, şahsınız bu sözü doğrulamış, oldunuz, ben de bu sözün doğru olduğunu öğrenmiş oldum..

EĞER BU AÇIKLAMANIZI KABUL EDERSEM, Kur’ân’daki bir sureyi B kapsamından çıkardığınız için Allah’a, Kur’ân-ı Kerim’e ve Rasulüne iftira EDİLMİŞ kabul ederim kendimi, kusura bakmayın.”

(Kendinizi kastetseydiniz “EDİLMİŞ” kelimesini değil “ETMİŞ” kelimesini kullanırdınız, iftiraya etmeye sebep olarak yazımı göstermezdiniz. Beni neyle suçladığınızın farkında mısınız? Kendinize bunu yapmayın!)

“Anlamamamı da kapasitemin yetersizliğine, anlayışsızlığıma ve cahilliğime verin. Yine anlamadığım bir konuyu kabul etmemek ve TAKVAYI TERCİH ETMEK hakkıma da saygı duyulmasını rica ederim. İftira konusunda sizi kastetmedim diye bir kez daha belirteyim,”

(Demek ki benim yazım, sizi takvadan uzaklaştırıyor ki, takvayı tercih ediyorsunuz. Beni neyle suçladığınızın farkında mısınız? Kendinize bunu yapmayın.)

“Bana göre RASULULLAH HİÇ BİR SURETTE ŞİRK MERTEBESİNE İNMEZ, ama o mertebeye rahmet olmayacak bir hitapta da bulunmaz.”

(Kim dedi Resullulah şirk mertebesine iner diye? Nerden çıkarıyorsunuz? Şirkin mertebesi mi olur? Müşriğin mertebesi mi olur? Sen ne dediğinin farkında mısın??? Kendine bunu yapma! Bu nasıl bilgi? Bu ne hal?.. Bir de tutturmuşsun B sırrı diye! Ne haddine! Kendine gel!!!)

Sizin adınıza üzülüyorum, size kızamıyorum… Belki bir YORUMSUZ OKUR-YAZAR olan Zekeriya BAĞCI arkadaşımızın “BÜYÜK PATLAMA” yazısına yazdığı yorum dikkatinizi çeker, ilgilenirsiniz insafa gelirsiniz diye aşağıya yazıyorum:

“Sevgili Yorumsuz Blog’u takip eden Dostlar, burada aklındakilerini, düşüncelerini veya batınında olanları yazma cesaretinde olan insanlara saldırmak yerine; kendimize sormaya çekindiğimiz sorularımızı burada dillendirip Hakikate yönelmek amacımız olsun. Yoksa kendi fikrini beyan edemeyip yazma cesareti gösteremeyip te yorumluyanları baltalamaya çalışmak hangi gerçekliğe uyar, durup bir düşünelim.”

(Bu yorumuma 26 şubat 2008 Salı sabaha doğru saat 04:30’ da uykusuz bir şekilde yazıyorum, sizin için sizden ümidimi kesmeden belki faydası olur diye, ayrıca cümlelerimin yapısı bozuldu, devrik cümle oldu, UYKUSUZ VE YORGUNUM DİYE)

BERAT RUMUZLU DOST; HER ŞEYE RAĞMEN, YİNE DE B SIRRI GEREĞİ, SEVGİLER, SAYGILAR …



 

O'nadır Dönüş

Allah Sizin Mevlanızdır

Allah Sizin Mevlanızdır 2

Kapıyı Çalan Aşk

Sevelim Sevilelim

Titreyen Kalpler
Uzaklık O'na Uzak


Harıl Harıl Koşanlar

Yakında Bileceksiniz


Allahın Nuru

Muhammed Ümmeti

Yaşayan Ölüler


İçimizdeki Dost

Okumayı Okumak


Noktadan Nükteye

Noktadan Nükteye 2

Yadsınamaz Din Gerçeği

Seven Gelsin
Besmelesiz Tevbe

Şirk Görme Mertebesi


Çocuk Saflığı 1.bölüm

Çocuk Saflığı 2.bölüm
Çocuk Saflığı 3.bölüm