Secret Vurdu Sahile, Kudret Denizinden !..
......Mehmet Doğramacı 18 Aralık 2007

Çok tartışıldı, üzerinde çok sözler sarf edildi. Hala da sağlıklı bir zeminde incelenmiş değil.
Nedense yeni ortaya atılan fikirler konusunda lehte ve aleyhte iki ana kutup hemen belirginleşir. Orta yolu tutup, objektif kriterlerle değerlendirmek ise genelde aleyhte yaklaşanlarca safdillik, oyuna gelmek, şer güçlerin tezgâhına yem olmak diye nitelenir.

The Secret
‘le açılan bakışa zaman zaman Günün Yorumu adı altında kısa değinilerde bulunduk. Üzerinde geniş bir tahlil yapmak içinse, henüz düşünce zemininin hazır olduğuna emin değildik..
Bugüne geldiğimizde konuyu ayet- hadis- evliya sözleri ve hatta atasözleri ile değerlendirmenin, en sonda da bizzat gözlemlediğimiz bazı oluşları açıklamanın faydalı olacağına inanıyoruz.

Hemen belirtelim ki biraz sonra okuyacaklarınız The Secret furyasına sıradan bir katılım niyetiyle kaleme alınmamıştır. The Secret’i dünyevi bağlamda; bankada para hayal etmek, düşüncesiyle olayları yaratmak, insan-tanrı konumuna yükselmek şeklinde görmediğimiz, bunlar için klavye başına geçmeyeceğimiz de malumunuz.

Başlıkla işaret etmeye çalıştığımız gibi, engin Kudret denizinden sahile vuran Secret incisinin ışıltılarına bakarak, mercan kayalıklarını, okyanusta mevcut oluşları seyretmeye çabalayacağız. Ara başlıklarla sohbet edelim ki uzun soluklu yazımız sizleri yormasın.

Kilit Nerede, Tıkanılan Nokta Ne?

The Secret’in açığa vurduğu düşünce ve hayal gücü; tasavvufi tabirle VEHİM KUVVESİ konuşulurken en ciddi endişe; “Kaderi Allah’tan alıp insana yükleme” tedirginliği!.. Bu kaygıyı duyanlar, samimi bir imanın gereğini ortaya koyuyorlar hiç şüphesiz. Fakat unutulan nokta şu: ÖTEDE BİR TANRI YOK! ALLAH İSMİ İLE İŞARET EDİLEN; ÖTELERDEN EMİRLER YOLLAYAN BİR TANRI DEĞİL !..

İki ayrı yapı; varlık aleminde hiç var olmadı. Sadece O var! İki ayrı yapı zannıyla yaklaşıldığında; Acaba insan tanrılaşıp, Allah kavramı çiğnenmek mi isteniyor ?” tedirginliği açığa çıkıyor! Kilidi nasıl açacağız peki?..

Elbette B Sırrı ile… B-ende, B-enimle tasarruf eden Allah!” “Hükmünü, ana planını B-enim üzerimde aşama aşama açığa çıkaran Allah!” “Kendisinden bağımsız ve ayrı olmadığım, birlik hissettiğim Allah!”

Böyle yaklaşıldığında ikilik yavaş yavaş ortadan kalkacak, külli ve cüz’i irade ikilemi çözülecek, Tek Yapıdan yansıyan Tek İradenin bizden açığa çıkışını seyir başlayacaktır. The Secret; işte o seyre dair yakalanan küçük bir ipucu. Ehlinin gayet açık beyan ettiği gibi NOKTADAKİ KUDRETin kokusunu bilim yollu alanlar; sanki hazinenin tamamını bulmuş gibi Secret adıyla bunu insanlara sundular!

The Secret; var olan hazinenin olsa olsa damlasıdır ancak! Damladan deryayı seyretmek ise sadece bilimle değil, bazı özel çalışmaları, anlayışları, yaklaşımları hayata geçirmekle mümkün! En başında nasip işi!

Özetle; B Sırrı çerçevesinde yaklaşıldığında, koca bir deryadan sahile vuran balığın ağzındaki incidir Secret! Kilit; Şirk düşüncesinden çıkamayış, Anahtar; B Sırrı ile bakıştır!.. Secret bu çerçevede değerlendirilirse dua ve kudret okyanusuna yelken açılır.

Duanın Anlamı:
Secret’i birazcık kenara koyup kendi kavramlarımızı yine kendi bilgi kaynaklarımızla değerlendirelim. Dua kelimesinin asıl anlamını düşündünüz mü hiç?..
DE-Â fiil kökünden mastar olan DUA: Davet demek. Hoş, “Davet de Arapça, az daha
Türkçeleştir” diyeceksiniz. Haklısınız. DAVET= ÇAĞRI= ÇEKİM !..
Zihnimizde lamba yandı mı?…

Çekim manasına hemen itiraz edilmesin diye bir misal verelim. Bir olaya sevindiniz diyelim. Ne yaparsınız? Dostları çağırır o sevinci paylaşırsınız değil mi?.. En azından samimi bulduklarınıza açarsınız. Yani sizden açığa çıkacak sevinç; etrafınızdakileri kendinize çekerek vücut bulur, daha bir anlam kazanır! Kaynak tabii ki sizsiniz! Çünkü; asıl cevher özünüzde. Bir başka yerde hiç olmadı o cevher! O halde ayet, hadis ve evliyaya ait sözlerle olayı biraz daha açalım.

Dua, Kudret ve Zuhur:
Secret’le açılan manayıdaha üst boyutlarda yansıtan İslami birikimi birlikte değerlendirelim:
Ona ruhumdan üfledim!” (15/28- 21/91)
Hoşça bak zatına kim; zübde-i alemsin sen
Merdum-i dide-i ekvan olan Ademsin sen
” (Şeyh Galip)
Kendini bilen; Rabbini bilir” (Hadis)

Üflenen ruh; Teke ait! Ayrı bir ruhumuz, bağımsız bir özümüz hiç var olmadı! (75/36) Zatımız; varlığın öz cevheri. Hatta kainatın gözbebeği demiş, sırrı çözen evliya. Rabbini bilmenin ana hareket noktası da kendimiz! Böylelikle ikilemi birazcık ortadan kaldırarak devam edelim.

1-
İNNEMEL A’MALU Bİ NNİYAAT” “ Ameller; B sırrınca niyetlere göredir!” (Hadis)
Kapalı duruyor, hadisi biraz daha açsak mı? Ameller; fiiller, eylemler, oluşlar, zuhura çıkışlar… B’nin işaret ettiği anlam ve oluşum doğrultusunda… Niyetlere; düşüncelere, hayallere, gayelere, amaçlara göre açığa çıkar, vücut bulur!.. Niyetin, gayenin, yola çıkarken zihinde taşınan yaklaşımın fiilin zuhurunda ne derece önemli olduğunu Secret söylemiyor, bizim Rasülümüz (sav) buyurmuş!..

2-
Ben kulumun zannı üzereyim. Şayet benim hakkımda hüsn-ü zan beslerse ben de ona öylece davranırım. Şayet sû-i zan beslerse ona göre karşılık veririm.”(Hadis-i Kudsi)
Ben diye konuşan ayrı bir varlık mı? Kim o?.. Benlik perdesini yırtıp kul olabildiğiniz takdirde fark edeceksiniz Ben diyeni! Sizde hükmünü dilediği gibi açığa çıkaran, kendisine sual sorulmayan Zatı! Gayet açık değil mi? Hüsn-ü Zanla, olumlu bakışla, iyi niyetle, pozitif tutumla yaklaşan için güzel gelişmeler… Su-i zanla, olumsuzluk ve negativite ile yaklaşana, acı ve ıstırap dolu zuhura çıkışlar…

3-
Onlar kendi nefslerini (bakış açılarını- düşüncelerini- hallerini) değiştirmedikçe, Allah onlar hakkındaki hükmünü değiştirmez! ” (13/11) Değişim nereden start alıyor?.. Sizden… Sizden dediğimiz de yine sizden özge siz olanın dilemesi ile, düşündükleriniz ürüyor, gelişiyor ve çıkıyor karşınıza. Enfüs ile Afak ayrı yapılar olmadığı için, enfüste titreşenler; afakta şahsileşerek, fiile dönüşerek karşınıza geliyor!.. Geçmiş- gelecek ve zaman kaydında olduğumuz için, “Bu da nereden çıktı?” deyip hayret edebiliyoruz. AN kavramı ile düşünerek zamanı birleştirebilsek; oluşanın b-izimle, b-izden zuhurunu görecek ve etrafta ayrı-gayrı bir sorumlu aramayacağız.

4-
De ki: “Eğer duanız olmasa Rabbim (B sırrınca) size önem vermez/aldırmaz!…” (25/77)
Dua; enfüse yöneliş olduğu kadar afaka doğru çağrıdır! Terkibimizde olan manaların vücut bulmasında o kadar kıymetli ki; bu mekanizma olmasa, terkibimizi kullanmamız, Rububiyet boyutunu değerlendirmemiz mümkün değil. Dua ile çıkan manalar B sırrınca Rububiyet boyutunda değer buluyor.

5-
Rabbiniz dedi ki: “Bana dua edin/beni çağırın, size icabet edeyim(40/60) “Eğer kullarım sana beni sorarlarsa, ben yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim” (2-186)
Dua yaşandığı anda, istenene start verilmiştir! Kelebek etkisini hatırlayın, sizde oluşan en ufak bir hal, denize atılan taş misali tüm evreni titreştirir. Bu bilinçle duayı kullanabilen için Secret; son model aracıyla otobanda gidene nispetle bebeklerin elindeki oyuncak araba gibi kalır.

6-
DUA, inen belâya ve inmeyen belâya karşı faydalıdır. Ey Allâh’ın kulları, DUAYA SIMSIKI SARILINIZ!..”
“KADER’i ancak DUA değiştirir. Ömrü ise ancak iyilik uzatır. Şüphesiz ki kişi işlemiş olduğu günâh sebebiyle rızıktan mahrûm edilir.”
KAZA’yı ancak DUA geri çevirir. Ömrü ise iyilik uzatır.”
Tedbirin kadere faydası olmaz; DUA’nın ise gelmiş ve gelmemiş musîbetlere faydası vardır; şüphesiz ki belâ iner, DUA onu karşılar; ve kıyâmete kadar çarpışırlar.”
Hadisler son derece açık! Tabii, şunu biliyor ve mutlak surette iman ediyoruz; Dua edebilmek de, o dua ile kazayı çevirmek de, belayı karşılamak da yine Kader dahilinde, ana programımızda varsa mümkün! O zaman sorulacak; “Ben kaderimi nasıl okuyup, nasıl dua edeceğim?” Cevabı aşağıdaki maddede.

7-
VERMEK İSTEMESE; İSTEMEK VERMEZDİ!.. Kabul etmeyeceği duayı ettirmez! Hepinizin bildiği bu tespitleri nasıl düşünelim?.. Kullandığımız bilgisayardan misal verirsem, anlaşılması kolaylaşacak. Bilgisayarınızda bir işletim sistemi ve sisteme uyumlu ana program var! Ana programa uymayan yan programları çalıştırmanız mümkün değil.

Bilgisayarınızda programı yüklenmemiş, ama netten elinize ulaşmış bir dosyayı değil kullanmak açmanız dahi mümkün değil.

Ama bilgisayarınızda mevcut her programı yeterince kullandığınız da söylenemez. Ne yapacaksınız? Çalışacak, devam edecek, açıldığı kadar ileri giderek deneyimleyeceksiniz. Ehlullahın, HİMMET isteyene “GAYRET evladım” dediği şeyi; Kulluğu yapacaksınız. Buna devam ettikçe nasibiniz nispetinde açılacak. Açıldıkça; isteyebildiğiniz ölçüde verildiğini müşahede edeceksiniz.

Mühim bir soru; Programımda olmayanın düşüncesi ya da hayali benim aklıma gelir mi?”
Gelir, ama yoğunlaşamazsınız. Gelmiş, sizde de o hayale karşı bir iştiyak belirmişse, tereddüt etmeden yönelin. Çünkü, yapınızda mevcut olmayana sizi yönelttirmez bile! Yöneliş ve yoğunlaşma var ise, önemseyin… Büyük liderlerin, büyük komutanların, büyük ideologların aynı zamanda büyük hayalperestler olduğunu biliyoruz değil mi?.. Fatih Sultan Mehmet’in çocukluğundan itibaren tahta hisarlar, boğaz maketleri ile oynayarak İstanbul Fethine hazırlandığını duymuş muydunuz? O halde?…

8-
Beni zikrettiğinizde sizi zikretmekteyim” (2-152) “Allah’ın bir kula verdiği en faziletli şey, ona ZİKRİNİ ilham etmesidir.” (Hadis) Beyinde mevcut kapasiteleri, mana olarak yüklü esmaları açma çalışması diyebileceğimiz zikir; insana verilmiş en harika anahtardır. Zikir yoluyla açılmayacak kapı yoktur. Yeter ki devam edilsin. Beni zikrettiğiniz anda bende sizi zikretmekteyim ilahi hitabı; enfüsünüzde bir talep oluştuğu anda; afakta da onun yansıması ve titreşimleri, geniş bir Kudret Okyanusunu dalgalandırır diye düşünülebilir mi?.. Eğer öyle ise elimizde ne muhteşem bir anahtardır zikir!…
… …
… … …
… … … …
Tüm bunlardan sonra doğacak soru şu:
- Kudreti izhar edecek, nasibimizde olanı yaşamımıza çekecek / açığa çıkaracak mekanizmayı nasıl kullanacağız?.. Nasıl davranır, hangi idraki kuşanırsak o sır gerçeklik kazanır?.. Nelerin neleri açtığını / çektiğini tespit edebilir miyiz?..

O sırrın açılmasında ince ayrıntı gibi görünen en temel unsuru, en can alıcı noktayı bilmek gerek. O nokta; bizim secret’ten ayrı düştüğümüz, secret’e katılmadığımız ama ondan çok daha zirve oluşumları açığa çıkaracağına inandığımız ana direk!..

2 bölüm






Secret vurdu sahile 1
Secret vurdu sahile 2
Secret vurdu sahile 3

Secret vurdu sahile 4