Gayzer oldu Celali'yle, pınar oldu Cemali'ye; okyanustan Kemali'yle, ilmi irfan saçtı bize!.
 
Körlerin Hikayesi !...  
 


Dere tepe, dağ ova dolaşmasını seven tek gözlü bir adam varmış. Yürür yürür gidermiş, gider gider yürürmüş. Bir gün uzaklarda renkleri karmakarışık bir köy görmüş; alacalı bulacalı garip bir köy. Yaklaşmış köye doğru. Yolları bir tuhaf, evleri bir tuhaf, insanları bir tuhafmış köyün...
 
Girince köyün içine, anlamış meseleyi. Körler köyüymüş burası. Kadınların, erkeklerin, çocukların, velhasıl herkesin sımsıkı kapalıymış gözleri...
 
Gezgin, karar vermiş burada yaşamaya: "Hiç değilse benim bir gözüm var!" diyormuş, "Körler ülkesinde şaşılar kral olur derler. Ben de bunların başına geçer, yaşarım!"
 
Körlerin gözleri yokmuş ama elleri, kulakları, burunları çok hassasmış. Kendilerine göre kurdukları düzen içinde yuvarlanıp gidiyorlarmış. Adam şaşkın, hallerine bakıyormuş onların. Yürümeleri, konuşmaları başka türlüymüş...
 
Bir gün körlerden biri öteki bir körün malını aşırmış. Sadece tek gözlü adam görmüş bunu. Bağırarak ilan etmiş: "Filanca malını çaldı filancanın!"
 
Körler: "Nereden biliyorsun? O kadar uzaktan duyulmaz ki!" demişler.
 
"Ben duymadım, gördüm. Gözüm var benim!" demiş bizimki.
 
Körler göz diye, görmek diye bir şey bilmiyorlarmış. Uzun yıllar içinde çoktan unutmuşlar bu hissi.
 
"Ne demek görmek?" demişler, "Nasıl görüyorsun yani, duyulmayacak mesafeden anlıyor musun ne olup bittiğini?"
 
"Anlıyorum tabi..."
 
"İnanmayız, imtihan edeceğiz seni!"
 
Adamı almışlar, uzakça bir yere dikmişler. Tecrübeleriyle biliyorlarmış, o mesafeden hiçbir şey işitilmeyeceğini.
 
"Anlat bakalım, şimdi biz ne yapıyoruz?" diye sormuşlar.
 
Adam anlatmış: "Oturuyorsunuz, konuşuyorsunuz, şu ayağa kalktı, bu elini oynattı, beriki bacağını sallıyor vs."
 
Derken körler bir evin içine girip bağırmışlar: "Anlatsana!"
 
"İçeri girdiniz, göremiyorum ki..."
 
Körler bilmedikleri için içeri girmenin ne olduğunu: "Ne olmuş yani içeri girmişsek? 50 santim farketti, anlat anlat!" demişler.
 
"Arada duvar var, görmüyorum!"
 
Körler: "Sen atıyorsun!" demişler, "Demincek tesadüf etti. Bak şimdi bilemiyorsun."
 
Adam: "Çıkın dışarı, söyleyeyim!"
 
"Bu kadar uzaktan duyunca ha içerisi, ha dışarısı, ne çıkar yani?"
 
"Ben duymuyorum, görüyorum!" diyormuş adam.
 
"Öyle şey olmaz!" demişler, "Sende bir bozukluk var, saçmalıyorsun, acayip şeyler söylüyorsun. Hekime muayene ettireceğiz seni."
 
Adamı yaka paça köyün hekimine götürmüşler. Hekim de kör tabii... Elleriyle yoklamaya başlamış adamı. Yoklamış ve parmaklarını adamın yüzünde gezdirirken "Buldum!" demiş, "Bozukluk burada!" Adamın açık olan gözünü kasediyormuş hekim ve "Saçmalaması bundan dolayı" diyormuş. "Ben şimdi hallederim, düzeltirim onu."
 
Körler ülkesine kral olmaya kalkan gezgin zor bela kurtarmış kendini ondan.
 
Körler görenleri anlayamazlar. Saçmalıyor sanırlar ve onu da düzeltip kendilerine benzetmek için gözlerini çıkarmaya uğraşırlar...

        Aslan Dövmesi       Doğumdan sonra hayat       İbrahim Nebi
        Birbuçuk Derviş       Sucu       Tevâzu
        Garib Çoban       Görebilmek       Şeytanın Hileleri
        Keçi       Kayınvalide       Halil İbrahim Bereketi
        Fındık Sıçanı       Gül Yaprağı       En Değerli İnsan
        Fili Verirsen       Yankı       Arkadaş
        O Sıddık       Gül Bahçesi       Hiddet
        İhtiyar bilge       Geleceğini Biliyordum         Azrailin Güzelliği
        Darı       Köyün Ağası       Kelebek
        Nalıncı Baba       Hayır       Zen Rahibi
        Öyle Değil       Deniz Yıldızı       Gerçek Bir Olay
        Antikacı       Ayna       Kör Kuyu
        İyi Kötü       Allah Yeter       Cennette komşu
        Dost       Başarı Zenginlik Sevgi       Karışmam
        Kızılderili Reis       Hacı Rıfkı       Örümcek Ağı
        Kavanoz       Cırcır       Körler Köyü
        Tablo       Dedikodu       Gerçek Güzellik
        Bakış Açısı       Helal Rızk       Satranç ve Tavla
        Yılanla Dost       Sevmek mi Sevilmek mi       Affetmenin Hafifliği
  . .   Avcı ile Kuş               Köle       Balıkçı
        Ahde Vefa       Yarın için       Kıymet Bilmek
        Ok Yay ve Hedef       Kendini Düşünme       Maymun Tuzağı
        Göl Olmak       Nimeti Unutma       Hızır
        Rızık Endişesi       İnci       Çoban
        Fincan       Kitabı       Güven ve Ders
        İki Kıssa       Çiledeki Hikmet       Albert Einstein
        Hayatın Anlamı       Zengin Kralın Eşleri       Yakışır mı
        Ser hoş       Kartal Yavrusu       Aşkın Ateşi
     

|

 



murat@okyanusum.com