Gayzer oldu Celali'yle, pınar oldu Cemali'ye; okyanustan Kemali'yle, ilmi irfan saçtı bize!.
 
Birbuçuk Derviş
 

Hindistan'da bir sucu, boynuna astığı bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş.

Sucu her seferinde patronun evine sadece 1.5 kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş.

İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş.
"Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum."

"Neden?..." diye sormuş sucu. "Niye utanç duyuyorsun?..."

Kova cevap vermiş:
"Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun.

Sucu şöyle demiş:
"Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyorum."

Gerçekten de tepeye tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri, etrafı ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş.

Sucu kovaya sormuş:
"Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi?...Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben o güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın O, evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı."

Hepimizin kendine özgü kusurları vardır. Bu çatlak kova gibiyiz. Allah'ın ilminde, kaderinde hiçbirşey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin.

Kusurlarımızdaki kıymetli madenlerin bulunduğunu bilsek; hepimiz güzellikler meyvesini toplayabiliriz.

Kusurumuzu bilmenin en önemli bir meyvesi de istiğfar kapısının açılmasıdır. Bu kapı nice hazinenin kapısıdır da..

        Aslan Dövmesi       Doğumdan sonra hayat       Tanrı Misafiri
        Birbuçuk Derviş       Sucu       Tevâzu
        Garib Çoban       Görebilmek       Şeytanın Hileleri
        Keçi       Kayınvalide       Halil İbrahim Bereketi
        Fındık Sıçanı       Gül Yaprağı       En Değerli İnsan
        Fili Verirsen       Yankı       Arkadaş
        O Sıddık       Gül Bahçesi       Hiddet
        İhtiyar bilge       Geleceğini Biliyordum         Azrailin Güzelliği
        Darı       Köyün Ağası       Kelebek
        Nalıncı Baba       Hayır       Zen Rahibi
        Öyle Değil       Deniz Yıldızı       Gerçek Bir Olay
        Antikacı       Ayna       Kör Kuyu
        İyi Kötü       Allah Yeter       Cennette komşu
        Dost       Başarı Zenginlik Sevgi       Karışmam
        Kızılderili Reis       Hacı Rıfkı       Örümcek Ağı
        Kavanoz       Cırcır       Körler Köyü
        Tablo       Dedikodu       Gerçek Güzellik
        Bakış Açısı       Helal Rızk       Satranç ve Tavla
        Yılanla Dost       Sevmek mi Sevilmek mi       Affetmenin Hafifliği
        Affetmek       Köle       Balıkçı
        Ahde Vefa       Yarın için       Kıymet Bilmek
        Ok Yay ve Hedef       Kendini Düşünme       Maymun Tuzağı
        Göl Olmak       Nimeti Unutma       Hızır
        Rızık Endişesi       İnci       Çoban
        Fincan       Kitabı       Güven ve Ders
        İki Kıssa       Çiledeki Hikmet       Albert Einstein
        Hayatın Anlamı       Zengin Kralın Eşleri  
     

        Yakışır mı       Ser hoş  
     
     
 
 
murat@okyanusum.com