Bir Anadolu şehrine düşer yolları. Camide nurani bir ihtiyar görürler. Elini öpüp dua isterler. İhtiyar laf arasında öyle tespitler yapar ki parmak ısırırlar. “Amca, tasavvufi eserler okudun mu?” dediklerinde aldıkları cevap ilginçtir:
- Okumam yazmam yok evladım!..
- Peki vahdet haline ait sırları nereden biliyorsun?
- Ben küçüklüğümden beri ibadetime devem ettim, harama el uzatmadım evladım.
Şehri ziyaret edenler, tasavvuf okumamış amcadan derin sözler duyunca hayrette kalırlar…
…
Delikanlı denecek yaşta bir genç, öylesine güzel yorumlar üretir ki, dinleyenler hayran olmaktan kendilerini alamazlar. Sohbet bitiminde sorarlar:
- Çok eser okumuş, çok zikir yapmış olmalısınız?!
- Hayır, bunları az yapıyorum. Ama sevdim, çok güçlü sevdim. Sevgi, idrakimi açtı!...
…
Yatalak annesine bakan hanımı ziyaret edenler halindeki tevekküle, sabra gıpta ederler. Belki okumamıştır, belki tahsil yapmamıştır ama derinliği gözden kaçmaz. O da sorulduğunda dile döktüğü hakikatlerin olsa olsa sabrın armağanı olduğunu söyleyecektir…
***
Üç örnek okudunuz.
- İbadet disiplini ile hakikati fark eden… ,
- Sevgi ve aşkla basireti açılan…
- Sabrı kuşanarak hakikati sezen…
Bunlar istisna örnekler. Gözleme dayalı bu örnekleri tasavvuf yolcularından da duyuyoruz. Bunlar iletilirken sanki şöyle örtülü bir istek de seziyoruz:
- Biz yoğun zikirler, riyazatlar, okumalar yaparken, hatta bize 24 saat yetmezken, kolay yollar da varmış. Niçin onlara yönelmiyoruz? Sevgiyle, sabırla, ibadetle oluyorsa biraz biz de o yöne eğilelim!.. Zikri, tefekkürü bırakalım, o örneklerdeki gibi olalım…
Bu isteğe cevabımız ne mi?..
SAKIN HAAAAAA!...
Neden sakın haaa?
İstisnalar; metot olamaz dostlar!.. İstisnalar; herkes için değil, istisna yapılar içindir! O nedenle hiçbir zaman genele önerilemezler. Evet, o yolla da Hakka eren olabilir, ama istisna yol, metot diye sunulamaz!..
Kestirme yollar her sistemde vardır. Ne var ki bazı kestirmeler, yutar insanı. Hızla hedefe varmak isterken, ani düşüşler de yaşanabilir.
Metot bellidir, uç örnekler, örnek alınacak haller değildir… Eğitim; ne sivri zekalı çocuklara göre planlanır, ne de zihinsel özürlülere göre. Eğitim; genele göre, orta bir değer ölçüsü baz alınarak planlanır!
Tasavvufun metodu, genel- geçer kaideleri bellidir.
İstisnalar kaideyi bozmaz hükmünü biliyoruz.
O halde sağa sola yalpalamak yerine; akıl, ilim, denge, orta yol, bilgi, zikir, tefekkür ve düşünce yolundan sakın ayrılmayınız, vesselam!..
ÖNEMLİ NOT: Ulaşan bazı mailler, ne demek istedigimizin tam anlaşılmadığını gösteriyor! Biz SABIRLA, SEVGIYLE, YOGUN İBADETLE ALLAH'A ERİLMEZ demedik!.. Bunlar istisna örneklerdir, genele önerilmez,herkes için değildir, ana metot bellidir, ana metot bırakılmamalı dedik... Hazmıyla, kolaylaşarak, doğru anlaşılması ve yaşanması dileklerimizle...
Mehmet Doğramacı
m_dogramaci@yahoo.com
.. ana sayfa
|