Gayzer oldu Celali'yle, pınar oldu Cemali'ye; okyanustan Kemali'yle, ilmi irfan saçtı bize!.
 
İnsan-ı Kâmil 47. Bölüm (Kalem-i Âlâ)
Abdûlkerîm Ceylî

Hazırlayan : Nuran Çelik
 


Bu eserden beklenen odur ki;
Salik için , en yüce refikîne ileten ola..
Ama, ince, düşünceli, nazik, kibar arkadaş gibi..


Bilesin ki..

KALEM-İ ÂLÂ: Hakka ait zuhur yerlerinde, Hakkın tayyünlerine bir evveldir..

Ama, temyiz üzere..

-  Temyiz üzere..

Demem odur ki: Halkın, ilâhî ilimde; evvelâ şekli bellisiz bir taayünü vardır..

İşbu manada bir beyan, daha önce de geçti..

Sonra, halkın bir varlığı da vardır; ama mücmel hükmî yoldan..  fakat arşta..

Bunu da, kısmen daha önceki bölümde:

-  Arşın bir yüzü vardır; o da halka ait varlıklardır..

Cümlesine yakın bir cümle ile anlattık..

Sonra, halkın tafsil yollu zuhuru, kürsîde olmaktadır..

Bunu da önce anlattık..

İşte..  bundan sonra: KALEM-İ  ÂLÂ’da zuhuru olmaktadır..
Amma temyiz üzere..

Yani : Hakkın halk vasfını alarak.. Temyizin manası budur..



  • Bu manada, biraz daha açılalım..

    Şöyleki:

    Anlatılan tecelligâhların, hemen hepsi gayb şeklindedir..

    Yani: Halk vasfı ile..

    Ancak, halkın vücudu KALEM’de göze gelen bir varlık olur ve
    Hak’la arasında bir temyiz çıkar..

    K A L E M..

    Demekten kasdım, KALEM-İ  ÂLÂ’dır..

    Bu durumda:  KALEM-İ  ÂLÂ, bir modeldir..
    Levh-ü mahfuzda onun için ne gerekli ise.. onun nakşını alır..

    Meselâ: Akıl.. Bu da bir modeldir; nefiste ne gerekli ise.. onun nakşını alır..

Akıl, KALEM yerindedir..
Nefis, levh yerindedir..

Akıl kanunu ile bulunan fikrî hükümler ise..
levh-ü mahfuza yazılan suret bulmuş varlıklar mesabesindedir..

Yukarıda anlatılan mana icabıdır ki, Resulüllah S.A. efendimiz şöyle buyurdu:
    • “Allah, önce aklı yarattı..”
      -  “Allah önce KALEM’i yarattı..”

      Burada KALEM: Akl-ı evveldir..

      Her ikisi de, RUH-U MUHAMMEDΠ için iki yüzdür..

      Bu mananın bir icabı olarak, Resulüllah S.A. efendimiz şöyle buyurdu:

      -  “Allah, önce peygamberinin ruhunu yarattı; ya Cabir..”

      Anlatılan mana dolayısı ile:
      KALEM-İ ÂLÂ, akl-ı evvel, RUH-U MUHAMMEDÎ tek cevherden ibarettir..

      Bu tek cevhere ise, halka nisbet edildiği zaman:

      KALEM-İ ÂLÂ..

      İsmi verilir..

      Mutlak halka nisbet edildiği zaman ise:

      Akl-ı evvel..

      İsmi verilir..

      İnsan-ı kâmile nisbet edildiği zaman da:

      RUH-U  MUHAMMEDΠ  ( S.A. )..

      İsmini alır..

      İnşaallah, ruhun ve akl-ı evvelin tafsili, bu kitaptaki kendi yerine gelecektir..
 
murat@okyanusum.com