Kur'ân-ı Kerîm'in ruhuna ulaşmak için, öncelikle girişteki 3 yazının çok iyi anlaşılarak "OKU"nmasını, bundan sonra da Kur'ân'ın tamamının "OKU"nmasını tavsiye ederiz.
Aksi takdirde kısım kısım ele alınarak burada ne deniyor şeklindeki değerlendirmelerle Kur'ân-ı Kerîm'in anlaşılması bir hayli zor olacaktır.
İster inan ister inanma... İster kavra ister kavrama!
İşte mutlak bilimsel gerçek! Hayal dünyanda yaşıyorsun! Görüyorum dediğin; algıladığın herşey, beyninin içinde
oluşan
bir (3D değil) çoklu D hologramik dünyan!
Beyne gelen beş duyuya dayalı veya beş duyu ötesi tüm elektromanyetik dalgalar,
bu organ tarafından veritabanına göre değerlendirilerek, beyninin içindeki
hologramik çok
boyutlu görüntü
halinde
dünyanı (kozanı-cacoon) oluşturuyor!
Yani dış dünyada
değil,
beyninin içinde oluşan
hayal dünyanda yaşıyorsun
kim olursan ol!
Algıladığın ve hüküm verdiğin her şey, algıladığının yüzü kadarının yani bir
enstantanesinin,
dünyanda oluşan simgesi! Herkes kendi dünyasında yaşamakta veyaşayacak sonsuza dek!
Dünyan ne kadar gerçek geliyorsa sana, cennetin veya
cehennemin
de o kadar gerçek olarak sonsuza dek yaşanacaktır!
Bilincimdeki ben, ASLA değilim bir başkasının bilincindeki ben!.
Bilincindeki sen, asla değilsin benim ya da bir başkasının bilincindeki sen!.
Ben, veri tabanına göre oluşmuş bir hayâlden başka bir şey değilim senin bilincinde!… Ve sen,
veri tabanına göre oluşturduğun kendi tasavvur ve hayâline demedesin, Ahmed Hulûsi!.
Oysa, ebeden beni tanıman mümkün değil! Sen de, benim için öyle!.
Eğer anlarsan bu anlatmak istediğimi, fark edersin ki, her an daima yanlızca hayâlindeki kişilerle berabersin; asla karşındakiyle değil! Bu dünya yaşamında da böyle, ötesinde de…
Herkes, veri tabanına göre kendi hayâl dünyasında yaşamada!. Başkalarını da, tanıdığını sanarak, onlar hakkında budalaca yorumlarla yorulup, ömür tüketmede!.
Oysa, o yorumlarının tümü, karşısındakine değil; kendi hayâlinde yarattığı ve karşısınındakinin adını taktığıkendi hayalindeki yarattığına; yani kendine dönük!… Asla karşısındakine ulaşmıyor!.
Her birim, karşısındaki sûrete göre veri tabanının oluşturduğu hayâl dünyasındaki kişileri yorumlayıp; veri tabanına GÖRE onları değerlendirerek, cehennem ya da cennetinde yaşamada!.
Akıllı insan, şimdiden cenneti yaşar “ALLAH”a teslim olarak…
Ahmak da, her şeyin ille de kendi arzuladığı gibi olmasını istemede devam ederek cehennem eder yaşamını!.
Mavi Beyin Projesi
Beynin, biz insanların şimdiye kadar karşılaştığı en karmaşık organ/yapı olduğu düşünülüyor
İnsanlık için
olası Üç Son ve Simülasyonları
Ölümü Tatmak
Biliyorsun ama;
Hazır mısın ?..
Işığa düğüm attılar
Şimdiye dek sadece soyut matematiğin bir dalı olan “düğüm teorisi”ni ışıkta gerçeğe çevirdi.
Bilinen Evren
Himalayalar ve Büyük Patlama afterglow boşluğu. Yıldızlar, gezegenler ve Quasarlar görülüyor.
Rus DNA Keşifleri
Ezoterik vemanevi eğitim verenler uzun zamandır bedenimizin dil, kelime vedüşünceyle programlanabilir olduğunu biliyorlardı
Dışsallık var mı?
"Dışarıdaki" dünyanın,
bizim tecrübe ettiğimizden oldukça farklı olduğu gerçeği
Siz hiç tanımadığınız bir aile büyüğünün kaderini taşıyorsunuz
Eğer geçmişine dönüp bakmıyorsan, büyük resmi bilmiyorsan, görmüyorsan, sistemdeki kayıtlı bilgilerden
Mutlak BEN`lik O`na aittir! "Ben" diyen yalnızca kendisidir!
Kim ben sözüyle kendisine varlık verirse; var oluşunun hakikatine
ait "Ben"liği örtüp, göreceli benliğini ileri çıkarırsa, bunun sonucunu, yanmak suretiyle yaşar! Kibriyâ, O`nun vasfıdır.
Kozalarında doğup büyüyüp
koza
dışından haberi olmayanların evrenselliğin
ne olduğunu bilmesi mümkün değildir!
Olmaz olası aynalar!
Görmemiş, bilmemiş, tanımamış olaydım seni ayna!..
Tutmamış olaydım seni yüzüme!…
Bakmamış olaydım kendime!..
Hiç bilmemiş olaydım, senin yüzünden bildiklerimi…
"Nokta", yani "Esmâ mertebesi",
"her an yeni bir şanda" olarak algılayabildiğimiz(belki milyar kere milyarda bir`lik) alandakileri ve algılayamadığımız her şeyi gerçekte "çok boyutlu tek kare
resim olarak" meydana getirmektedir. Açığa çıkanlar ise Kurân-ı Kerîm`deki anlatımla "irsal" olanlardır.
ÜST MADDE !.
Madde, bizim algılama organlarımıza göre varsaydığımız yapı!. Fakat, bir de bunun bir "Üst Boyut"u var!... Bu "üst boyut"u, bu güne kadar algılamamış, hattâ üzerinde düşünmemiş bile
BEYİNLERİ AYNI DALGA BOYUNDA Berlin'deki Max Planck enstitüsü ile Avusturya'daki SalzburgÜniversitesinden araştırmacılar, birlikte çalan gitarcıların beyinelektro ansefalogramlarının hemen hemen aynı olduğunu ortaya koydu. http://www.mcaturk.com/BEYINLERI-AYNI-DALGA-BOYUNDA_2905.html
"Cehennem ateşi bin yıl yakıldı. Öyle ki kıpkırmızı oldu.
Sonra bin yıl daha yakıldı, öyle ki beyazlaştı.
Sonra bin yıl daha yakıldı. Şimdi o siyah ve karanlıktır."
Güneş benzeri bir yıldız, nükleer yakıtını tükettikten sonra kırmızı dev olur. Kırmızı dev aşamasında çok genişleyen yıldız, beyaz cüce olurken içe doğru çökümü, yıldızın çekirdeğinin etrafında bulunan helyumun daha çok sıkışmasına ve belli bir aşamadan sonrada patlamasına yol açar daha sonra dış katmanlarını uzaya püskürtür ve geriye kalan parçası beyaz cücedir.
Beyaz cüceler soğumaya devam ederken sürekli büyürler. Işımaları yüz ya da ikiyüz milyon yıl sürer buna bolometrik parlaklık adı verilir. Işımaları durduğunda Kara cüceye dönüşürler.