120. Günde Beyin !.
Güçlü Ildız

Günümüzde beyin çalışmaları, EEG (elektroensefalografi) adı verilen alet ile değerlendiriliyor. Beynin merkezinde yer alan talamus adındaki yapı, beyine dışarıdan gelen tüm uyarıların (koku hariç) ilk uğrak yeri. Ayrıca beynin kendi iç çalışma etkileri ve vücuttan omurilik aracılığıyla gelen tüm veriler talamusa’a geliyor. Böylelikle talamus kendine gelen iç ve dış tüm verileri harmanlayarak bunları beyine dağıtıyor. Beyinde ulaştığı bölümler talamustan gelen bu bilgileri alarak kendi programına uygun değerlendiriyor ve faaliyetlerini ortaya koyuyor.

Talamustan çıkan veriler, beyinde hücre içi ve hücreler arası yol alırken oluşturduğu elektriksel potansiyel farkları, EEG aletinde dalga olarak kaydediliyor. Dalgalar 1 saniye içindeki frekans sayısına göre isimlendiriliyor. Günümüz dijital rutin kayıtlamalarda 1-65 arası dalgalar ölçülebiliyor. Uyku, uyanıklık, kan şekeri değerleri, kimi kan içeriği değişiklikleri, yaş, ruhsal durum, beyin hastalıkları gibi durumlar dalgaların yüksekliklerini ya da şiddetlerini (amplitüd) etkileyebiliyor.

Uyanık durumda, kan içeriği normal sınırlarda olan kişilerin EEG kayıtlarından alınan örnekler, bir program aracılığıyla, aynı yaş grubunda olan ve hiçbir hastalığı olmayan verilerin örnekleriyle karşılaştırıldığında normalden ne kadar sapma olduğu görülebiliyor. Beyin çalışma özellikleri hakkında bilgi veren bu yönteme QEEG (kantitatif EEG) adı veriliyor. QEEG ile elde edilen sonuçlar, kişinin ruhsal durumuyla yakından ilgili olduğu görülüyor. Bu nedenle, temelde nörolojik bir yöntem olan QEEG’yi batılı kimi psikiyatri uzmanları hastalarında kullanıyor.

EEG, beyin ölümlerinin kesin tanısında tek yöntem olarak kullanılıyor.  
EEG ile kaydedilebilen ilk dalgalar ana karnında iken başlıyor. Güncel bilimsel görüşün kabul ettiği kesin ölüm tanısı beyin dalgalarının ölçümü ile konabiliyor ise yaşamın asıl başlangıcı da bu yöntemle saptanabilir olmasını gerektiriyor.

Ana karnında yapılan ölçümlerle beynin 120. günden (17 hafta)  itibaren anlamlı dalgalar üretmeye başladığı saptanmıştır(1).  Bu tesbitten önceki dönemlerde kimi araştırıcılar, kürtajı önlemenin bir yolu olarak beyin dalgalarının 40. günde üretilmeye başladıklarını öne sürselerde bunun doğru olmadığı gösterilmiştir. Ancak batılı Hristiyan kaynakları, bilimsel veriler olmamasına rağmen, 40. günü halen(!) benimsemektedirler. Batıda, 120. gün bilimsel olarak tesbit edilmeden önceki 40.gün tartışmalarının olduğu dönemde, Ürdün’de müftülüğün 1964 yılında yaptığı 120.günden önce kürtaj yapılabilir fetvası, Hristiyan dünyasını o zamanlar şaşkına çevirmiş.    
İnsan ve sırları kitabı başta olmak üzere diğer eserlerinde de Üstat Ahmed Hulusi, bu sürenin 120.gün olduğunu Hz. Muhammed Aleyhisselam hadislerinden açıklıyor.

Bilimin 30 yıldır doğru kabul ettiği bilgilerden çok daha fazlasını ve gelecek bilim dünyasını 1400 yıl önceden gelen bilgilerle yenilenerek anlayabilen bilim insanlarını görmek umuduyla…

Dr Güçlü Ildız
Nöroloji Uzmanı
  
Kaynak:
1. Ernst Niedermeyer - 2005 Electroencephalography: Basic Principles, Clinical Applications, and Related Fields