{ o k y a n u s  v i d e o }

 

Duygusal Zeka ya da Davranışsal Kontrol


2. Bölüm
|


Çeviri: aylinER
Hazırlayan: Hakan Çakmak

Duygusal zekanın (EQ), IQya karşı durumunun nörolara bağlantısına bakalım.. size birşey ifade etmesi açısından... Beynin yandan görüşünü gibi ... artık bununla idare edin, tamam mı!?:)...

Beyin tümü aşağıdan yukarıya doğru evrimleşmede, beyin temelde hayatta kalmaya yarayan zarif akıllı bir makina ve hayatta kalmak için ne gerekirse onun üzerine yapılanmış ve memelilere baktığımızda...
memelilere kadar geldiğimizde, kaydedilmiş duygulara sahip olan bir beyine ihtiyaç
duyarsınız. Çünkü, “duygular” evrimleşmede öncelikli korunma fonksiyonuna sahipler.

Beyinin ortasında “amigdala” diye tanımlanan bir yapı var. Çok küçük belirli belirsiz olan bir kısım ve beyin için algılamada ayrıcalıklı bir pozisyona sahip. Her an her dakika gördüğümüz herşey çoğunlukla duyusal
kortekse gider ama küçük bir parçası da amigdalaya gider..diğer ksımlara değil ama amigdalaya...
amigdala “bu bir tehdit mi?” diye tarama yapar.

Evrimleşmedeki sabit sorudur bu:“Bu bir tehdit mi?” ya da daha genel olarak, amigdala hayatta kalmak için sorulan kritik bir soruya tahminen cevap olsun diye yapılandırımıştır :“ben mi onu yiyorum yoksa o mu
beni yiyor?” Bu googleda araştırma yapmak isteyeceğiniz bir soru değil!, çünkü evrimde , eğer
yaparsanız, o sizi zaten yemiştir!:)... ve siz beynin bu şekildeki yapısını bize aktarmamış olursunuz!..

Amigdala tam bir tetiktir.Bir başka deyişle “üzgün olacağına güvende ol” demektir. Gittikçe biraz bulankı bir hal alıyor ama  eğer amigdala bu düşünceyle bağlantılı bir durum olduğunu düşünürse, “HPA axis” diye
tanımlananı  tetikleme özelliğene sahip. HPA aks, hipotalamik- epifiz-adrenalin enlemi.
Bu tetikleme yoğun stress hormonu yaratır ve beynin tamamen bilgi öncelliklerini değiştirir.

Bir kere bu enlem ateşlenirse, bu şu demek örneğin; eğer duygu “korku” ise, bizi korkutan ve ona bağlı olan herşey, tüm ilgimizin odağı oluyor. Dikkati ele geçiriyor! Hafızadaki hiyerarşiyi değiştiriyor ki biz o anda
bizi korkutan şeyi sadece hatırlayalım ve düşünelim diye... ve tüm diğer klasik stress tepkimelerini
yapıyor... Uzuvlara enerji alıp, yolluyor ki kaçalım ya da savaşalım, fırlayalım ya da donup
kalalım gibi.. Dolayısıyla, amigdala klasik bir “savaş- fırla- donup kal” tetiği.

Problem,amigdalanın  bugün de herzaman olduğu şekilde faaliyet göstermesi ve bizlerin bugün gerçek fiziksel tehditlere sahip olan bu dünyada hakiki anlamda faaliyete devam edemememiz... “Karmaşık sembolik” gerçeklikte eylemler ortaya koyuyoruz, karşı karşıya geldiğimiz kompleks “sembolik”
tehditlere karşı.Mesela;diyoruz ki “bana adil davranmıyor!”, “bana laf atıyor”... ya da her neyse...

BugünBu “tehditler” HPA aksını (hipotalamik-epifiz-adrenalin enlemi) tetikliyor, amigdala... ve dolayısıyla da
biz kendimizi duygusal stresin pençesinde buluyoruz, bu şu demek:dikkat daralıyor, sabitleniyor  ve
hayatın çoğunda optimal bir duruma geçiliyor, yaşanmamışlıkların olduğu...

Şimdi, amigdalanın yaptığı şeylerden bir tanesi de; gerçekten acil bir şey olduğunu düşündüğünde yaptığı şey “amigdala esareti”ki bu 3 şekilde gsöterir: Çok güçlü duygusal tepkimeye sahip oluruz, ani ve yoğun oluşur
ve bir şey yapar ya da söylersiniz ya da e-posta yollarsınız!:)... ve ortalık toz duman olduktan sonra
gerçekten de pişman olursunuz. Öyle değil mi?...İşte bu amigdalanın sizi “esir alması”nın işareti!
ve bu gerçekten de çok zeki insanlara da olmakta çünkü amigdala sizi bir kere esir aldı mı
aptallaşırsınız, çünkü korkularımız ve öfkemiz, bilinçsizce çocukluktan bu yana öğrendiğimiz
repertuarımızdaki duygularımız tarafından yönetiliriz ve çocuk gibi oluruz. Şimdi, iyi haberse,
amigdaladan bir impuls aldığımızda bu yukarıya doğru alnımızın arkasında
Prefrontal Korteks (PFC) diye adlandırılan bir alana gider...

Bu nasıl dolu?...  J Bunu sen mi yaptın? ?... J Tamam tamam sorun yok...pardon...

Seyrici: O problemden başka bir şey değildir zaten!:)

Sen onu tanıyorsun galiba?:)

Evet, dolayısıyla Prefrontal Korteks (PFC) çok önemli. Beynin yönetim merkezidir.PFC tüm beyin boyunca bilgileri toplar ve sen “amigdalanın esareti”ni yaşarken mesela “Bu adam bana adil davranmıyor,
çok kızdım,ona bir yumruk atabilirim...!”gibi... eminim bu tarz şeyler burada hiç bir zaman olmaz ...
ama varsayımsal olarak düşünüyoruz...İşte bu impuls yönetim merkezine gider ve yöentim
merkezi, diğer tüm gelen bilgileri tarar. Bir çeşit beyni  “google”lar yani tarar ve neticede bir
bilmen gereken önemli sonuca varır ve döner: “Ama o senin patronun!!”J “
Dolayısıyla onu pataklamayacağım. Ona gülümserim ve konuyu değiştiririm..”J
İşte bu tamamen kortikal, yalnızca kortikal beceriler ( beynin tepesinde faaliyet gösteren neokorteks-Iqnunbağlı olduğu yer-) ile duygusal zeka (EI) becerilerinin (yönetim merkezi ve duygusal merkezi entegre eder ki
duygusal merkez sadec amigdala değil, hipokampustan diğer elementlere uzanan geniş bir ağdır)
arasındaki farktır.Dolayısıyla amigdala beyin boyunca çok geniş bir ağla bağlanmıştır.

 İşte Duygusal Zeka(EI) hakkında konuştuğumda nöronlar seviyesinde , kortikal, neokortikal aslında
prefrontal ve korteksaltı becerilerin entegrasyonundan bahsediyorum...

Evet, Duygusal zekanın 4 bölümü vardır, 4 değişik alan.. İlk ikisi.. Ah! gerçekten de çok önemli
bir şeyi unuttum bu arada..

Prefrontal korteks o konu hakkında...Amigdala sizi esir aldığında prefrontal korteksin sağ kısmını kontrol altına alır. Eğer birisi gerçekten diyelim ki esir alındığında, kaçırıldığında , korktuğunda ya da kızdığında o kişinin beyinin görüntüsünü incelerseniz, amigdala bağlantılı nöron devrelerinde ve sağ beynin sağ frontal
korteksinde çok fazla aktivite gözlemlersiniz.

 Kendimizi iyi hissetiğimizde; harika bir gün geçiriyoruz, tüm enerjileri kaldırabilirim, çok hevesliyim herşeye...gibi düşüncelerde prefrontal kortekte daha değişik bir görüntü ile karşılaşılaşırsınız;
sağ prefrontal korteks oldukça sessizken sol prefrontal korteks zar zor aktiftir. Her birimiz-
bu Wisconsin Üniversitesi’nden Richard Davidson tarafından keşfedildi –her birimiz gün be
gün değişen ruh hali dağılım tablosunu tahmin eden sağdan sola doğru aktivasyon gösteren
durağanlık oranına sahibiz.Bunun bir çan eğrisi şeklinde bir gösterimi mevcuttur.

Pek çoğumuz bu çan eğrisinin ortasında bir yerde ruh hali sergileriz. İyi günlerimiz de olur kötü günlerimiz de... eğer sağ taraftan çokça uzaktaysanız, bu muhtemelen klinik olarak depresyonda olabileceğiniz ya da
endişe bozukluğuna sahip olabileceğiniz anlamına gelebilir. Eğer sol taraftan çokça uzaktaysanız,
herşey üstünüzden akıp gider, hemen hemen hiç  kötü bir gün geçirmezsiniz.
Ve solun yapıp sağın yapmadığı şey ise; amigdalayı bastıracak bir devreye sahip olması. Amigdala düşünceleri yollar bu düşünceler depresyon içerikli gerçekten bozuk düşüncelere dönüşebilir, ya da endişeyi oluşturabilir  ya da sizin öfkelenmenize sebep olabilir....Sol prefrontal korteks basit olarak şöyle der:
KAPA ÇENENİ! BUNU ŞİMDİ DUYMAYA İHTİYACIM YOK!:) ve amigdalayı sakinleştirir.
Dolayısıyla bu yeteneğe sahip insanların daha iyi günleri olur, daha yüksek enerjileri olur,
daha fazla kendine güvenleri olur, daha fazla heves ve isteğe sahiplerdir ve daha iyi ruh haline ...

http://www.youtube.com/watch?v=LTItzKrNX68