‘Birşey yanlış.’ Şimdi, beynin bu kısmında problemler olduğunda, çoğunlukla Nörotransmitter Serotonin’de eksiklik olduğundan dolayı o çok çalıştığında ve serotonin düzeyleri düşük olduğunda, Singulat öfkelenir ve insanlar işin içinden çıkamazlar, bir endişenin içinden çıkamayabilirler. Bir endişe nedir?
O, onların serbest bırakamadığı endişeli bir düşüncedir. Doğru mu? Veya onlar sabit bir fikre sahip olabilirler.
Biliyorsunuz, onlar yalnızca, serbest bırakamadıkları bu şeyi yapmak için yönlendirilmişlerdir, kırgınlıkların içinden
çıkamazlar ve kin tutarlar. Belirli davranışların içinden çıkamazlar ve dürtülere veya bağımlılıklara sahip olabilirler.
Kendi durumlarının içinden çıkamazlar, o çok sinir bozucudur, çünkü muhalif ve tartışmacı gibi sonuçlandırırlar.
Bu probleme sahip olan insanlar, bu sanki, onlara ne söylerseniz söyleyin, sizinle tartışırlar. Böyle insanların arasında
hiç bulundunuz mu? Yalnızca ben miyim? Şunu demek istiyorum ki, eğer onlara ‘Bugün güzel bir gün’ derseniz, yani,
zararsız gibi birşey, o güzel... anında gideceklerdir, ‘Oh, o kadar güzel değil, o, dün daha güzeldi.’ Çok fazla hata görürler, böylelikle onlar her zaman eleştiricidirler, ne doğru değilse, onu hep farkediyorlardır. Onlar evde ve işte mikro-müdürler eğiliminde olurlar ve sabit ve esnek olmayan eğilimi gösterirler ve şeyler onların istediği şekilde gitmezse, üzülürler.
Ve yüzeyde bencil olarak gözükürler, çünkü o, onların istediği şekilde olmalıdır. Fakat, onu nörobilim bakış açısından anladığınızda, onlar gerçekten bencil değillerdir, onların olduğu şey, esnek olmamaktır. Bu sisteme yardım etmek için
pek çok yol vardır ve bu çok ilginç bir sistemdir. Öyleyse, ilk şey, eğer bu probleme sahipseniz ve bir düşüncenin
kafanıza üç defadan daha fazla geldiğini farkediyorsanız, ben, sizin fiziksel olarak doğrulmanızı ve başka birşey yapmaya devam etmenizi istiyorum. Dikkatinizi başka tarafa çekme hareketi, bu düşüncelerin kafanızdan dışarı çıkmasına yardımcı olur.
Yüksek Singulat’a sahip olan insanlar, opsiyonlarla düzelirler. Öyleyse, eğer böyle bir kişiyle evliyseniz, asla ‘Tamam, biz burada yemek yiyeceğiz’ diye gitmeyin, ‘’burası’’ onların favori restoranları olsa bile. Bunu yapmayın, her zaman, ‘Biliyorsun, biz buraya gidebilirdik veya buraya gidebilirdik’ diye gitmek daha iyidir. ‘Ne istersin?’ Ve onlara eğer opsiyonlar verirseniz, onlar çok daha iyi düzelirler. Ters psikoloji. Şimdi, ters psikoloji herkes için etkili olmaz, fakat o, bu insanlarla gerçekten etkili olur. Böylece, eğer zor Singulat bir kişiyle yaşıyorsanız, etkili olan bir gizli strateji, onlara, sizin yapmalarını istediğinizin tersini sormaktır. Bu bir nevi, iki yaşındakiyle yaşamak gibidir. Ve iki yaşındakinden bir öpücük istediyseniz, hiçbir zaman ‘Bana bir öpücük ver’ demezsiniz, çünkü ‘Bana bir öpücük ver’ der demez, ‘Ben istemiyorum’. Eğer gerçekten bir öpücük isterseniz, söylediğiniz, ‘Bugün bir öpücük istemiyorum, bugün öpüşmüyoruz’dur. ‘Hayır, asla, bugün öpüşmüyoruz’ ve 30 saniye içerisinde size bir öpücük vermeliler veya ölecekler! Singulat bir kişiyle yaşam bir nevi aynı şeydir ve egzersiz.
Egzersiz, beynin bu kısmı için hayrete düşürücüdür, çünkü egzersizin yaptığı şey, beyne serotonin düzeylerini arttırmaktır
ve o, insanları daha esnek yapar. Öyleyse, eğer Singulat bir kişiyle kavgalıysanız, yapabileceğiniz en iyi şey, onları uzun
bir yürüyüşe çıkarmaktır. Şimdi, ilk 15 dakika için, hassas olan hiçbirşey hakkında konuşmayın, yaklaşık 15 dakika sonra, farkedeceğiniz şey, onlarla çok daha kolay geçinildiğidir. Ve sizin anlatmak istediğiniz şeyi görmeleri daha muhtemeldir.
Şimdi, eğer bu insanlara yüksek bir protein, düşük karbonhidrat diyeti verirseniz, onları rahatsız eden şeylere daha iyi konsantre olacaklardır, daha asabi olurlar. Singulat insanlar için en iyi diyet, daha yüksek bir karbonhidrat, daha düşük protein diyetidir. Çünkü ekmek ve makarna gibi şeyler, onlar için ‘huysuzluk’ gıdalarıdır. Şimdi, eğer gerekirse, 5-HTP veya beynin bu kısmını dengelemeye yardım eden ilaçlar gibi belirli bazı doğal takviyeler de var. Kitapta onlardan bahsediyorum. Fakat, yapmak istediğim şey, derslerimden bir tanesinde beni görmeye gelen bir adamın hikayesinden size bahsetmek istiyorum.
Ve o, ‘Dr.Amen, bana öğrettiğiniz herşey için size minnettarım, gerçekten o, yaşadığım hayatın şeklini değiştirdi, özellikle
benim evliliğimi’ dedi. ‘Cehennemden gelen Singulat’a sahip bir kadınla evliyim’ dedi. ‘Ne söylersem söyleyeyim, o, tersini söyler. Bu, çok sinir bozucu. Yıllardır beni sevmediğini düşündüm, fakat şimdi biliyorum bu, onun beyninin nasıl çalıştığıyla alakalı. Böylelikle, ben ona dükkana gitmek için sorduğumda, bana hep kızgın olurdu.
Bu sanki, ‘Bunu yapamam. Ne kadar meşgul olduğumu göremez misin?’ Ve böylece, benimle birşey yapmasını sormayı durdurdum. Fakat şimdi, sizi dinledikten sonra, farkettiğim şey, şeyleri tersinden sormalıyım. Öyleyse, eğer onun benimle birlikte dükkana gitmesini istediysem, ‘Hayatım, ben dükkana gideceğim. Sen herhalde benimle birlikte gelmek istemezsin’ diyorum. ‘Ne demek istiyorsun? Ben seninle birlikte gelmek istemiyorum? Tabii ki, ben seninle gitmek istiyorum.
Biz zar zor zaman geçiriyoruz... Senin derdin ne?’ ‘Biliyorsunuz, size çok minnettarım, fakat hâlâ sizin bana yardım edebileceğinizi umduğum bir probleme sahibim’ dedi. Ben, ‘Bu nedir?’ dedim. O, ‘Bu seks şeyi’ dedi.
Ben ‘Ne demek istiyorsunuz?’ dedim. O ‘Pekala, bunu söylemek doğru gelmiyor’ dedi.
‘Ben seks yapacağım, sen herhalde benimle birlikte gelmek istemezsin.’ ‘Benim için herhangi fikriniz var mı?’ dedi.
Ve size söylemeliyim, o soruyu seviyorum, çünkü o, bizi anlatıyor. Beyin biliminin ne kadar pratik olabileceğini bize gösteriyor. Ve böylece ben, ‘Tamam, bunu yap, onu bir makarna akşam yemeği için dışarı çıkar’ dedim. Doğru mu?
Basit
karbonhidratlar beyne Serotonin düzeylerini arttırırlar. Bundan sonra, onu göl kenarında uzun bir yürüyüşe
çıkar,
nerede yaşıyorlarsa. Egzersiz, beyne Serotonin düzeylerini arttırır. Ve daha sonra onu eve getirdiğinde,
ona küçük bir parça bitter çikolata ver. Bitter çikolata, beyinde eğlenceli birşeyin olmak üzere olduğunun
uyarı cevabını çoğaltan
Feniletilaminler adı verilen bir kimyasalı beynimizde arttırır.
Daha sonra, banyoya girin ve kulaklarınızın arkasına yalnızca birazcık bebek pudrası koyun. Neden? Bebek pudrası kadınlar için gezegende en güçlü afrodizyaktır. Kadınlar, bilinçli olmadan, bebek pudrasını kokladıklarında ne düşünürler?
Bebekleri, altı yeni değiştirilmiş, sevimli, küçük bebekleri. Ve daha sonra, onlar bir tane isterler. Ve daha sonra,
banyodan çıktığınızda, omuzlarına masaj yapın ve direkt olarak hiçbirşey sormayın. Yaklaşık üç hafta sonra,
e-posta kutumda, 1000 ‘teşekkür ederim’ cümleli bir e-posta aldım.
Beyniniz hakkında bilme, hayatınıza daha fazla sevgiyi getirmenize yardım eder. Bu, pratiktir. Şimdi, hakkında konuşacağımız bir tane daha sistem, beyninizin derininde Limbik Sistem adı verilen beynin çok ilginç bir kısmı. O, sizin duygusal beyniniz.
Ve o, insanın hayatta kalması için kritiktir. Çünkü, bizi sevme ve çalışmaya yönlendiren duygularımızdır.
Böylelikle, Limbik beynimiz ruhsal durumumuzla ilişkilidir. Ne kadar mutluyuz veya ne kadar üzgünüz,
o, bizim duygusal tonumuzu anlatır, ne kadar pozitifiz veya negatifiz.
Diğer insanlarla bağlantı kurmak için olan
yeteneğimize bağlanmayla ilişkilidir. O, ağrıyı işlemden geçirmeyle de ilişkilidir.
O, koklama hissinizi ve sizin sekse olan ilginizi işlemden geçirir, veya cinsel dürtünüzü. Kokuların ve seksin beraber
olduğu ilginç, değil mi? Bütün parfüm endüstrisi bu faktöre dayanmıştır. Şimdi, bebek pudrasının kadınlar
için güçlü bir afrodizyak olduğu hakkında zaten konuşmuştum. Ama, bu tarçının erkekler için güçlü bir
afrodizyak olduğunu biliyor muydunuz? Anneme bunu söylediğim zaman, alnına vurdu ve ‘
Bu yüzden, yedi çocuğum var!’ dedi. ‘Beni asla yalnız bırakmazdı!’ Lübnanlı olarak, çok tarçınla yemek pişirir.
Şimdi, beynin bu kısmında problemler olduğunda, çoğunlukla, o, çok çalıştığında, insanlar üzgün ve morali bozuk hale gelirler, negatif, çoğunlukla umutsuz veya çaresiz hissederler, suçluluk duygusuyla kendilerine eziyet ederler, onların sahip olduğu, ‘yüksek bir karınca nüfusu’ diye adlandırdığım şeydir. Şimdi, bu neyin nesidir? ANT, Otomatik Negatif Düşünceler’i
temsil eder. Zihninize otomatik olarak gelen ve gününüzü mahveden düşünceler. Pek çok insanın bilmediği,
düşüncelerin yalan söylediğidir. Bir hayli. Eğer gerçekten iyi olmak istiyorsanız, yalnızca kafanızdan geçen
negatif düşüncelere nasıl kafa tutacağınızı veya onları nasıl düzelteceğinizi öğrenmek zorunda olduğunuzdur.
Sahip olduğunuz her düşünceye inanmak zorunda değilsiniz.
Beynin bu kısmında problemleri olan insanlar kendilerini soyutlama eğilimindedirler.
Bu, iyi değildir....