{ o k y a n u s  v i d e o }

 

BEYNİNİZİ DEĞİŞTİRİN HAYATINIZI DEĞİŞTİRİN



(Birinci bölüm)


|

Çeviri: Esin Tezer
Hazırlayan: Hakan Çakmak

Sunucu Dr. Daniel G. Amen ve o ödüllü bir psikiyatrist, beyin imajlama uzmanı, araştırmacı ve çok satan yazar. O bugün beyninizi değiştirmenize, hayatınızı değiştirmenize yardımcı olmak için burada. Teşekkür ederim.

Ben Dr. Daniel Amen. Sizinle birlikte olmaktan çok heyecanlıyım. Amen Klinik’teki beyin imajlama işimiz sayesinde,
son yirmi yıldan fazladır 62 ülkeden onlarca binlerce hastayla, gerçekten beyninizi değiştirebileceğinizi ve hayatınızı değiştirebileceğinizi kendi gözlerimle görmeye geldim. Bu, tıptaki en heyecanlı büyük buluşlardan bir tanesi.
Çünkü, daha iyi bir beyinle her zaman daha iyi bir hayat gelir. Eğer beni dikkatle dinlerseniz, beyninizin ön kısmını
kullanırsanız, böylelikle odaklanabilirsiniz ve eğer duygusal beyninize dokunabilirsem, böylece ne dediğimi hatırlarsınız.
Ve eğer beyniniz yeni şeyleri öğrenmek için yeterince esnekse, öyleyse tedavidesiniz.

Doğru şeyleri yaparak beyninizi daha iyi hale getirdiğinizde, hayatınızı geliştiriyorsunuz. Yanlış şeyleri yaptığınızda ve
beyninize hasar verdiğinizde, hayatınızı daha zor hale getiriyorsunuz. Her gün sabahtan akşama kadar. Hergün.
Ya beyninize yardım ediyorsunuz ya da hasar veriyorsunuz. Böğürtlenlerin; avokadolar, cevizler, somon ve
yeşil çayla birlikte gezegendeki en iyi beyin gıdalarından bir tanesi olduğunu biliyor muydunuz?
Fakat yeteri kadar uyku almamak beyninize kan akışını azaltır ve hafızanıza ve konsantre olma yeteneğinize zarar verir.

Beyninize kan akışını arttırmanın gerçekten gençliğin kaynağı olduğunu biliyor muydunuz? Fakat nikotin, çok fazla kafein,
alkol gibi kan akışını azaltan şeyleri yapmak, toksik dumanları solumak beyni zamanından önce yaşlandırır. Bu program üç bölüme ayrılacak. Birinci bölümde size beyninizi değiştirmeniz ve hayatınızı değiştirmeniz için yedi basit prensip vereceğim.
Eğer hayatınızda gerçekten başarılı olmak istiyorsanız, kendinize her gün sormanız gereken bir soruyu da size vereceğim.

İkinci bölümde üç önemli ve çok ilginç beyin sistemini dengeleyerek nasıl daha mutlu olunur, daha fazla odaklanılır, daha az endişelenilir ve daha az can sıkkınlığı yaşanılır, size göstereceğim. Hayatınızdaki zor insanları idare etmenize yardımcı olmak için beyin-merkezli gizli bir stratejiyi de size öğreteceğim. Ve üçüncü bölümde beyninizi nasıl muhteşem yapmayı size göstereceğim.

Sahip olduğunuz beyinle mahsur kalmış değilsiniz, onu daha iyi hale getirebilirsiniz. Ve ben size Alzheimer hastalığını önleme
de dahil, nasıl olduğunu göstereceğim. Ve şaka yapmıyorum. Bu program size beyini iyileştirmedeki yeni bir anlayışla beraber, insanların neden mücadele ettikleri hakkında yeni bir örneği de verecek.

Örneğin evlilik terapisi başarısızlıkla sonuçlanan bir çifti size anlatmak istiyorum. Bu doğru. Terapistleri onlara ‘’F’’ verdi. Şimdi, evlilik terapisinde nasıl ‘’F’’ alırsınız? Pekala, üç yıl geçirdikten ve $ 25,000 harcadıktan sonra terapist onlara boşanmalarını söylemiş. Şey, bu çifti çok üzdü. Çünkü onlar evli olmak istiyorlardı. Televizyonda iki beyin spek taraması görüyorsunuz. Bunlar kliniğimizde yaptığımız taramalar. Fonksiyonel taramalar olarak adlandırılıyorlar, çünkü beynin nasıl çalıştığını, fonksiyon gösterdiğini gösteriyorlar. Ölçtükleri, beyindeki kan akışı ve aktivite modelleri. Şimdi, soldaki tarama sağlıklı bir tarama ve gördüğünüz dolu, eşit, simetrik aktivite. Şimdi, sağdaki imaj kocanın taraması. Ve o isviçre çikolatası görünümü ayrıntılı, ciddi olarak beynindeki düşük aktiviteye işaret ediyor.

Şimdi, bu model çoğunlukla uyuşturucu ve alkol bağımlılarında gördüğümüz model. Fakat tarama onun geçmişine uymadı. Çünkü o hiçbir zaman uyuşturucular kullanmadığını ve içki içmediğini söyledi. Şimdi, ben uzun zamandır bir psikiyatristim.
Ve uyuşturucu ve alkol bağımlılarını tanıyorum. Onlar yalan söylerler. Ve çok yalan söylerler. Doğru mu?
Bunda hatalı mıyım? Çok yalan söylerler... Bu nedenle, karısının önünde ona ilk sorularımdan bir tanesi
‘’Emin misin? Çok içmiyorsun ve hiçbir zaman uyuşturucular kullanmadın’’dı. O, ‘’Dr. Amen, çok problemim var
ama bu o değil,’’ dedi. Böylece daha sonra karısına döndüm ve ona bunun doğru olup olmadığını sordum.

Ve o, ‘’Oh, evet Dr.Amen, o içki içmez. Uyuşturucular kullanmaz. O yalnızca bir pisliktir’’ dedi. Yoruma kıkır kıkır güldüm.
Fakat daha sonra zihnimde ‘’Neden onun beyni o kadar kötü görünüyor?’’ diye merak ettim. Bu nedenle kafamdaki
potansiyel nedenleri gözden geçirdim. Bir beyin enfeksiyonu? Neredeyse bir boğulma beyninizin bunun gibi gözükmesini sağlayabilir. Düşük tiroit? Anemik olma? Bir çeşit çevresel toksine maruz kalma? Böylelikle ona bir sonraki sorum ‘’Nerede çalışıyorsun?’’du. O, ‘’Mobilya fabrikasında çalışıyorum’’ dedi. Ben, ‘’Ne yapıyorsun?’’ dedim.

O, ‘’Tüm gün boyunca mobilya cilalıyorum’’ dedi. Uyuşturucular kullanıyordu! Aslında, beyniniz için en kötü uyuşturucuyu, organik çözücüleri soluyarak kullanıyordu. Böylelikle karısına bir sonraki sorum ‘’Öyleyse, ne zaman bir pislik oldu?’’ idi. Ve o, ‘’Ne demek istiyorsunuz?’’ dedi. Ben, ‘’Bu şekilde mi onunla evlendin?’’  Çözmeyi denediğiniz baba baskılarınız var mı? dedim. O, ‘’Hayır, ilk evlendiğimizde o fevkaladeydi’’ dedi. Beş yıl öncesine kadar bir problem yaşamaya başlamamıştı.

Ve daha sonra elini ağzının üzerine koydu. Ve, ‘’Aman tanrım, bu neredeyse mobilya fabrikasında çalışmaya başladığı zaman, kişiliğinin değişiminin işiyle bir alakası olduğunu düşünüyor musunuz? dedi. Böylece, düşüneceğiniz gibi ilk yapmam gereken
şey onu o toksik çevreden ayırmaktı. Bu nedenle, onu şirketinde başka bir konuma geçirttim. Ve daha sonra onu bir
sağlıklı beyin programına koydum. Doğru tedavide evliliği gibi, davranışı da daha iyi oldu. Kaç tane evliliğin kötüye
gittiğini merak ediyorum. Çünkü bir partner hiç kimsenin farkında olmadığı bir beyin problemine sahip.

Evlilik terapisini bu beyinle nasıl yaparsınız? Onun beynini değiştirene kadar o hiçbir zaman işe yaramayacak.
Şimdi, beyine bakma hayatımın en heyecanlı maceralarından bir tanesi olmuştur. Geçen birkaç yıl içinde işimizi yedi
çok kolay prensibe ayrıştırdım. Ve eğer beni takip ederseniz, birincisi, bunların ne kadar basit olduğunun farkına
varacaksınız. Fakat onlar benimkini değiştirdiği gibi sizin de hayatınızı değiştirecek.

İlk prensip, beyninizin her yaptığınız şeyle alakalı olduğu. Beyniniz nasıl düşündüğünüzle, nasıl hissettiğinizle, nasıl davrandığınızla ve diğer insanlarla nasıl geçindiğinizle alakadardır. 40,000 taramaya baktıktan sonra beyninizin ne tip bir insan olduğunuzu aşırı derecede etkilediğine inandım. Beyniniz; kişiliğinizin, karakterinizin, zekanızın ve ruhunuzun organıdır.

Ben aslında beyini ruhun donanımı olarak adlandırdım. Şimdi bu bizi iki numaralı prensibe yönlendiriyor. Ve bu da:
Beyniniz doğru çalıştığında, siz doğru çalışıyorsunuz. Ve beyniniz  probleme sahip olduğunda, hayatınızda probleme sahipsiniz. Bu sebeple burada iki tane daha spek tarama var. Soldaki tarama sağlıklı bir insanın. Sağdaki tarama eroin bağımlısının
beyni. Uyuşturucular beyninize zarar verir. Eroin bağımlısının potansiyeline ulaşmasının herhangi bir olasılığı olduğunu düşünüyor musunuz? Ben düşünmüyorum. Beyninin donanımı kesinlikle doğru çalışmıyor. Beyniniz sağlıklı olduğunda odaklanma,
mutlu olma, rahatlamış, sevgi dolu, etkili olma eğiliminde olursunuz. Beyniniz her ne sebeple olursa olsun hastalıklı olduğunda, kolaylıkla dengesiz olma eğiliminde olursunuz. Üzgünsünüzdür. Endişelisinizdir. Sinirlisinizdir. O kadar etkili değilsinizdir.
Bu da bizi bir sonraki prensibe getiriyor.

Çok ilginç bir prensibe. VE BEYNİNİZİN EVRENDEKİ EN KARMAŞIK ORGAN OLDUĞUNU BİLİYOR MUYDUNUZ? İnsan beyni kadar karmaşık hiçbir şey yoktur. Hiçbir şey. Beynimizde 100 milyar sinir hücresine sahip olduğumuz ve evrende olan yıldızlardan daha fazla bağlantıya sahip olduğumuz hesaplanmıştır. Beyninizdeki bilgi saatte
268 mil kadar seyahat eder, tabii ki siz sarhoş olmadıkça. Ve daha sonra, şeyler gerçekten yavaşlar. Eğer beyninizi korumazsanız, ortalama olarak günde 85,000 beyin hücresini kaybedersiniz. Bu, neredeyse bir saniyede bir beyin hücresidir.

Yaşlanmaya yol açan da budur. Şimdi, uygun sağduyuyla o eğilimi tersine döndürebilirsiniz ve çarpıcı biçimde yaşlanma
sürecini yavaşlatabilirsiniz. Şimdi, bu büyük bir söz. Fakat eğer bana dikkatinizi verirseniz, bunu nasıl yapacağımızı tam olarak
konuşacağız. Şimdi, bir sonraki prensip, dört numaralı prensip kesinlikle kritiktir.