Nisa Sûresi, 82. âyet: “Kurân’ı derin derin tefekkür etmiyorlar mı?..
Eğer O, Allah'tan gayrının İNDİnden olsaydı, içinde bir çok
tutarsızlıklar ve çelişkiler bulunurdu..." Demek oluyor ki, çelişkiler ve tutarsızlıklar ihtiva eden fikirler,
Allah İNDİ’nden değil; çeşitli plan(!)larda yaşayan yaratıklardan kaynaklanmaktadır.Öyle ise, bu tür çelişkili
fikirler buna göre değerlendirilmelidir.
Allah indi’nden gelen ilim ise, bir fikrî bütünlük içinde;
bir sistem ve düzeni yansıtan ilimdir. Ahmed Hulûsi
Mesaj
İnsanların, düşünemeyen türünün perdesidir “İsim”ler…
Düşünemeyen insanlar, “isim”lere takılır ve orada kalır!… İsim ile işaret olunan “Kavram”lar onlar için çok bir şey ifade etmez…
O “ismin” işaret ettiği anlam ya da kavramı, herkes, kendi kafasında, diğerinden bir başka türlü anladığı için de, hiç bir ortak sonuca varılamaz… Oysa akıllı adamlar tartışırken, önce “kavram”da mutabakat arar;
sonra o kavrama işaret eden çeşitli isimleri bire indirgerler. Yaşamda, akıllı insanlar için daima önemli olan “kavram”dır, “işlev”dir!…
Eğer, hâlâ isimlerle, lakâp ve ünvanlarla uğraşıp; “kavram” ve “işlev”i değerlendirerek, ona göre sonuca gidemiyorsak; İki sağırın banka diyaloğu devam ediyor demektir. Ahmed Hulûsi
Prof. DÜRR'ün bilimsel TEKLİK ve ölümötesi yaşam anlayışı
İnsanlığın problemlerini çözmek için hangi düşünceye sahip olmamız gerekiyor?
Dünya görüşlerimiz halen mekanik/ madde ağırlıklı, böyle olduğu için kısıtlı kalıyor.
Tanrı Yok !. Tanrı (kavramı) lisan ile tarif edemediğimiz birşeyin sembolik işareti.
Bu yüzden tanrının dini de olmaz.
Tanrı, sadece bilemediğimiz birşey değil, daha ziyade mutlak bilinmezlikdir, bilgi alanımızın dışına cıkıyor, böyle düşünmek lazım.
"Herşeyin Teorisi" Var mı? Aslında bu 10 boyutlu string teorisi bize 4 ana kuvvetin basit ve bir anlamda kaçınılmaz birleşimini verir. Bir keman teli gibi, bu stringler titreşerek rezonans veya notaları oluştururlar. Bu, neden bu kadar fazla sayıda atom altı parçacığın olduğunu açıklamaktadır...
Gerçek ismi Ebû Bekir Muhyiddin Muhammed bin Âli’dir. Miladi 1165 yılında bir zamanlar İslâm toprakları olan İspanya’nın
Kendi döneminin bilim, felsefe ve tasavvuf düzeyinin çok üstünde olan bu değerli eserin daha kolay okunup anlaşılması için farklı bir
11...........
Allah mescidlerini (kalbleri) ancak (B sırrıyla) Allah’a ve ahir güne iman eden, salat’ı ikame eden, zekat’ı veren ve Allah’dan başkasından haşyet duymayan kimse i’mar eder (Allah’a secde edilir hale getirir)...
İmar etmek, mâmur kılmaktır..
Bu âyet geldiği zaman bizim bugünkü 4 duvarlı üstü çatılı mescidlerimiz yoktu.
Biz bugün “mescid”deyince, 4 duvar üstü çatılı ibadethaneleri biliriz.. “Cami” de daha büyük kubbelilerdir. Halbuki bu âyet geldiği zaman 4 duvar üstü çatılı mescidler yok..
Sevelim Sevilelim !..
“Rasul; özündeki, hakikati olan Rabbinden kendisine inzal olana iman etti, mümünler de…
Hepsi özlerindeki Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve Rasullerine iman etmiştir…”
Ve hepsi; bu imanları sonucu var oldular!...
Yıkıldı mı ?..
Tanımadığınız, ilk kez tanışacağınız birini beklerken önce, “Acaba hangisi?” diye kalabalıkları süzersiniz. Bir süre sonra, kalabalık içinde göz göze gelirsiniz, hiç yanılmadan. “Kalpler arası yol var” sözü tecelli eder adeta ve kalben tanırsınız dostu…
Kendini Aramak !..
Bir zamanlar küçük defter şeklinde “Nüfus Cüzdanı” vardı. İlk sayfasında fotoğraf ve isim bilgileri yazardı. İç sayfalarda; milliyeti, dini, mezhebi, askerlik durumu ve yoklamaları, medeni hali gibi bilgiler bulunurdu. Taşınması zor olduğu için vatandaş genellikle “kimliksiz” dolaşırdı.
Zuhura İlk Nüzul !..
Hz. Amine, Resulullah’a (SAV) hamile iken, Recep ayında tanımadığı bir kişi ziyaretine gelir: - Ya Amine, sen Alemlerin Efendisi, Ahir zaman Nebisi, Hz. Muhammed’e (SAV) hamilesin. Allah mubarek etsin, diyerek tebrik eder.
Ezberi Bozmak !..
Bilinç, nasıl, beynin açığa çıkmasını istediklerinden ibaretse, sanki bilgisayarın monitörü hükmündeyse; bir “print-out” ise…Gerek insandaki biyolojik beyinler ve gerekse dalga okyanusundaki sayısız canlılarda var olan virtual-sanal beyinler
Holografik Evren ve Zaman !..
Evrensel tek an'da” evrene ait tüm oluşumların bilgi olarak mevcut olmasından dolayı, o boyutta herşey “olmuş-bitmiş” hükmündedir. Yani, evrenimizde ortaya çıkacak herşey “evrensel tek an'ın” kapsamında olup, bitmiştir......
Cırcır Böceği !..
Bir gün New-York'ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar. Gruptan biri, bir Kızılderili'dir. Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyler cırcır aramaya başlar.
İslâm dini'ni, Kurâni Kerîm, Kütüb-ü Sitte(altı önde gelen kitap) hadisleri temelinde kabul ederek
inceleyen; geçmişteki ünlü tasavvuf sîmalarının çalışmalarını değerlendirerek, gereklerini yaşadıktan sonra; bunları, günümüz ilmiyle de birleştirerek değerlendiren ve mantıksal bütünlük içinde BİR SİSTEM olarak sizlere açıklayanAhmed Hulûsi; insanların kişiliğiyle değil, düşünceleriyle ilgilenmesini istemektedir.
Ayet Sizden oraya (Cehennem’e, Nar’a, madde alemine) varid olmayacak (gelip inmeyecek, uğramayacak) hiç kimse yoktur... Bu Rabbin üzerine kesinleşmiş bir hükümdür.(meryem71) Kesinlikle Cehennem bir mirsad(rasat mevzii, gözetleme yeri, pusu güzergah)olmuştur.(herkes oradan geçer, çünkü dünyaya gelmiştir?) (nebe21)
Bilgi Kaynağı KURÂN-I KERÎM “B
Farkında mısın ?.
Dün işaret yollu olarak, “Allah” adıyla işaret edilen dışında hiçbir şey yoktur, “la mevcûda illa Allah“, denirken; bugün bilimle ulaşılmıştır ki, tüm algılanan
ve algılanamayan varlık, “enerji-data” yapının (string boyutu) her an değişim hâlinin getirisinden başka birşey değildir... “Her AN yeni şandadır“…
Üstad Ahmed Hulûsi’ye Dost’tan Dost’a dan anladıklarımı yazabilmem için yol açtığı,
sınırsız ışığını yansıttığı için ve Gönül'e ayna olan dostuma çok teşekkür ederim.. Ülkü Özgür
"SADECE, SAMİMİYETE ERENLER VE ONA TÂBİ OLANLAR HAKİKATA ERECEKTİR!." Samimiyet, hâl (durum, tutum, davranış) ile kâlin (sözün) birbirine uymasıdır.
Samimiyet , şirk ve riyadan, batıl inançlardan, kötü duygu ve düşüncelerden, çıkar hesaplarından ve gösteriş arzusundan kalbi temizlemeyi,
Beden Boyutunda İlk Çalışan Organ ; Kalp !..
Kalp kası yapısında kasılma özelliğine
sahiptir. Şayet omurgalı kalbini vücuttan ayırıp uygun ortama koyarsak yine kendi kendine kasılır. Sağ kulakçığın duvarındaki bir bölgede bulunan özelleşmiş kalp kası düğümlerinden
yani SİNOATRİAL düğümden (kulakçık çeperi düğümü) başlatılan uyarılarla kasılma meydana gelir.
İlim OKYANUS'unda her tür canlı yaşar... Bunları değerlendirmek ise
okuyucuya
aittir. Görevimiz yalnızca bilgilendirmek ve paylaşımdır.
Gölge Oyunu
Perdedeki gölgeyi yaratan ışığı farketmeye başladığımızda farkındalığımız artmaya başlar. Kendimize ne kadar dönersek, bu ışığı daha güçlü ve parlak biçimde görmeye başlayabiliriz. Hayatımızda aniden gelişen olaylar, çoğu zaman kayıplar, üzüntüler ve engeller aslında körlüğümüzü tedavi etmeye başlar.
Bilim Tanrı’yı buldu mu? .........Üst Madde 1989
Hawaii Üniversitesi’nden emekli fizik ve astronomi profesörü, Kolorado Üniversitesi’nde felsefe profesörü olan Victor J. Stenger, “Bilim Tanrı’yı Buldu mu?” adlı kitabında çoğu bilim adamının, teist hipotezlerini çürüttüğünü savunuyor.
Laboratuvar ortamında kalp hücresi
Bilim adamları, kalp hücrelerini, embriyon kök hücresi kültürlerini, diğer yardımcı madde ve molekül kokteyli ile destekleyerek geliştirdi.
Süleymaniye camisinin gizli şifreleri
Mimar Sinan’ın, Leonardo da Vinci ile yarışacak dehasını anlatmak istedik sizlere... Büyük ustanın 'Benim kalfalık eserim' dediği Süleymaniye’nin şifrelerini bilmek ister misiniz? Akıllara durgunluk verecek gizemli bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?.
Bilim tarihi dönüşümün eşiğinde mi
14 Yıldır hazırlıkları süren ve Temmuz'da gerçekleşek deney, her şeyin “madde” ve “enerji” olmadığını gösterip, yüzde 90'ı boş sanılan uzayda ne olduğunu gösterebilecek mi
UFO'lar ve uzaylılar aslında cin
Kimya profesörü Osman Çakmak'ın tezi yeni bir tartışma yaratacak
Prof. Osman Çakmak'a göre, cinler perisperik enerjiden ibaret
UFO ve uzaylı görenler aslında cinleri görüyor. Ahmed Hulûsi 1972 ....RUH-İNSAN-CİN
Evet, işte uzun yıllardır, CİNlerin, gerçek hüviyetlerini saklayarak, kendilerini UZAYLI ya da RUH diye tanıtmalarının gerçek sebebi bizâtihi yaptıkları bu açıklamada gizlidir...
Dini ticarete alet etmek
Uzun yıllar "dini siyasete alet etme" klişesi ile mücadele eden biri olarak, günün birinde bu klişenin "dini ticarete alet etme" versiyonuyla karşı karşıya geleceğimizi tahmin edebilirdim belki ama yasaklamanın bizzat İslami kesimin bazı entelektüelleri tarafından savunulacağını hiç tahmin etmezdim doğrusu...
Balon
Neden öyle diyecektir? Çünkü öyle duymuştur. Birileri ona öyle demiştir, o da Hamid'den hiçbir şey okumadan öyle kabullenmiştir.
Türkiye'de böyle çok balon vardır.